Giriş Ücretleri
Tam 100 TL Öğrenci 50 TL
0- 6 yaş ücretsiz
Doğal Yaşam Parkı’nda göz yaşartan sevgi
Beni onun yanına gömün!
İzmir’in sevimli fili Pak Bahadır’ın ölümünün üzerinden 7 yıl
geçti. Tam 28 yıl boyunca bakıcılığını yapan Bahattin Öztanman, Bahadır’ın Büyükşehir
Belediyesi Doğal Yaşam Parkı’ndaki mezarı başında vasiyetini açıkladı: Beni onun yanına
gömün!
1954 yılında Pakistan’dan Kültürpark Hayvanat Bahçesi’ne getirilen sevimli fil Pak
Bahadır, eklem ve kemiklerindeki hastalık nedeniyle yurtdışından gelen uzmanların ve hayvanat bahçesi
yetkililerinin yaptığı operasyonun ardından uyanamayarak 21 Temmuz 2007 tarihinde yaşamını kaybetmişti. 59
yaşındayken hayata gözlerini yuman Pak Bahadır’ın ölümü tüm İzmir’i yasa
boğmuştu. İzmir’in bu dev simgesi, ölümünün ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi
tarafından Sasalı’da açılan Doğal Yaşam Parkı’na gömülmüştü.
Park ziyaretçilerinin uğrak noktalarından Pak Bahadır’ın mezarı, ölümünün 7.
yılında duygusal bir buluşmaya sahne oldu. 28 yıl bakıcılığını yapan ve son nefesini verdiği anlarda bile hep
yanında olan Bahattin Öztanman, can dostunu mezarı başında ziyaret etti. Emekli olmasına rağmen
Bahadır’ın ameliyatı sırasında park yetkilileri tarafından davet edildiğini anlatan Öztanman,
“Aramızda özel bir bağ vardı. Son zamanlarında ayaklarındaki rahatsızlık nedeniyle çok acı
çekiyordu. Mutlaka ameliyat edilmesi gerekiyordu ama uyanamadı. O gün yaşadığım acıyı anlatamam. Aradan
7 yıl geçti ama hala aynı acıyı yaşıyorum” dedi.
Öldüğümde yanına gömün
Pak Bahadır’ın mezar taşını öperek anılarını paylaşan Öztanman, “28 yılımı onunla
birlikte geçirmekten mutluluk duyuyorum. Çok akıllı bir hayvandı. Beni dinler, söylediklerimi
anlardı. Kapısından girer girmez kokumdan beni tanır, hortumuyla başıma öpücük kondururdu.
Çocuklarımdan ayırmadım onu, Allah yattığı yerde rahat ettirsin. Öldükten sonra Pak
Bahadır’ın yanına gömülmeyi istiyorum” diye konuştu.
Keşke hiç ölmeseydi
Dedesi Bahattin Öztanman’ı ziyaret sırasında yalnız bırakmayan torunu Almina Öztanman ise
dedesi ve babası sayesinde hayvanlarla iç içe büyüdüğünü söylerken,
“Dedemden ilk öğrendiğim şey hayvanları karşılıksız sevmek oldu. Büyüyünce veteriner olup
hayvanların hayatını kurtarmak istiyorum.” dedi.






